Psychological Flexibility, Stigma, and Quality of Life in Psoriasis Patients
1Department of Psychiatry, İstanbul Sultan 2. Abdülhamid Khan Sample Training and Research Hospital, İstanbul, Türkiye
2Department of Psychiatry, İstanbul Medeniyet University, Prof. Dr. Süleyman Yalçın City Hospital, İstanbul, Türkiye
3Department of Dermatology, Memorial Ataşehir Hospital, İstanbul, Türkiye
4Department of Psychiatry, Medistate Kavacık Hospital, İstanbul, Türkiye
J Cogn Behav Psychother Res 2024; 13(1): 1-10 DOI: 10.5455/JCBPR.146290
Full Text PDF

Abstract

Psoriasis is a disease that negatively affects the quality of life and is commonly seen together with depression and anxiety. In this study, the relationships between the psychological flexibility levels, psoriasis severity, depression, anxiety, and quality of life of patients with psoriasis were examined. For this purpose, 118 patients with psoriasis and 118 healthy controls were evaluated with the Sociodemographic and Clinical Data Form, Freiburg Mindfulness Inventory, Acceptance and Action Questionnaire-II, and Cognitive Fusion Questionnaire. Moreover, patient groups were applied the Hamilton Depression Rating Scale, Hamilton Anxiety Rating Scale, Psoriasis Area Severity Index, Psoriasis Internalized Stigma Scale, and Dermatology Life Quality Index. The psychological flexibility levels of patients with psoriasis were observed to be lower than those of healthy controls. Psoriasis patients with low psychological flexibility had higher depression, anxiety, and internalized stigma scores. No correlation between the severity of psoriasis and depression, anxiety, and stigma was found. Stigma and HAM-D scores were found to be independent risk factors for reduced quality of life. Our findings emphasize the necessity of psychological evaluation in patients with psoriasis and show that psychological treatments will positively contribute to the person’s quality of life. The results of our study show that awareness, acceptance, and cognitive decomposition interventions aimed at increasing psychological flexibility may be useful in this population.


Sedef Hastalarında Psikolojik Esneklik, Damgalanma ve Yaşam Kalitesi
1İstanbul Sultan 2. Abdülhamid Han Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Psikiyatri Kliniği, İstanbul, Türkiye
2Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Psikiyatri Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye
3Memorial Ataşehir Hastanesi, Dermatoloji Bölümü, İstanbul, Türkiye
4Medistate Kavacık Hastanesi, Psikiyatri Bölümü, İstanbul, Türkiye
Journal of Cognitive Behavioral Psychotherapies and Research 2024; 13(1): 1-10 DOI: 10.5455/JCBPR.146290

Sedef hastalığı yaşam kalitesini olumsuz etkileyen, sıklıkla depresyon ve anksiyete ile birlikte görülen bir hastalıktır. Çalışmamızda sedef hastalarının psikolojik esneklik düzeyleri, sedef hastalığı şiddeti, depresyon, anksiyete ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiler araştırıldı. Bu amaçla 118 sedef hastası ve 118 sağlıklı kontrol Sosyodemografik ve Klinik Veri Formu, Freiburg Farkındalık Envanteri, Kabul ve Eylem Anketi-II, Bilişsel Füzyon Anketi ile değerlendirildi. Ayrıca hasta grubuna Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği, Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeği, Psöriyazis Alan Şiddet İndeksi, Psöriyazis İçselleştirilmiş Damgalanma Ölçeği ve Dermatoloji Yaşam Kalitesi İndeksi uygulandı. Yapılan değerlendirmede sedef hastalarının psikolojik esneklik düzeylerinin sağlıklı kontrollere göre daha düşük olduğu görüldü. Psikolojik esnekliği düşük olan sedef hastalarında depresyon, anksiyete ve içselleştirilmiş damgalanma puanları daha yüksekti. Sedef hastalığının şiddeti ile depresyon, anksiyete ve damgalanma arasında bir ilişki yoktu. Stigma ve HAM-D skorlarının yaşam kalitesinin azalmasında bağımsız risk faktörleri olduğu belirlendi. Bulgularımız psöriyazis hastalarında psikolojik değerlendirmenin gerekliliğini vurgulamakta ve psikolojik tedavilerin kişinin yaşam kalitesine olumlu katkı sağlayacağını göstermektedir. Çalışmamızın sonuçlarına göre psikolojik esnekliği artırmaya yönelik farkındalık, kabul ve bilişsel ayrıştırma müdahaleleri bu popülasyonda faydalı olabilir.